Bu haftaki röportaj konuğumuz, yazar Aziz Batuhan Dinçel.

Bu haftaki röportaj konuğumuz, yazar Aziz Batuhan Dinçel.
Bu haftaki röportaj konuğumuz, yazar Aziz Batuhan Dinçel. hande
Bu içerik 107 kez okundu.

Bu haftaki röportaj konuğumuz, yazar Aziz Batuhan Dinçel. Kendisi ile son romanı “Sende Var Olacağım”, edebiyatı, kendi felsefesi ve yazarlık üzerine konuştuk.

 

  1. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

 

En güzel kısmından başlayayım: Denizli’de muhteşem bir ailenin en küçük oğlu olarak dünyaya geldim. Daha sonra sırasıyla İzmir, Trabzon, Selçuk ve Kuşadası’nda yaşadım. Üniversite ve Master’ı Kuşadası’nda tamamladım. Yeri ben de bambaşkadır. Dokusu ve atmosferi bir şekilde insanı kendine bağlıyor, kopamıyorsunuz.

 

İlk hayalim doktor olmaktı, sonra turizmci, daha sonra akademisyen. Ben büyüdükçe hayallerim de benimle beraber gelişti, değişti. Kendimi planlı yaşayan idealist biri olarak tanımlayabilirim. Şimdi neden hayaller bu kadar değişti demeyin. Çünkü dünya değişiyor, düzenler değişiyor, bizler de değişiyoruz. Şu an Londra’da yaşıyorum. Bir İngiliz danışmanlık şirketi olan BSB Management’ın yöneticisiyim.

 

  1. Kendinizi ne zaman yazar olarak tanımlamaya başladınız?

Her şeyden önce ulusal ve uluslararası pek çok akademik yayınım var. Ancak “Sende Var Olacağım” kalemimden çıkan ilk edebi eserdir. Yazmaya uzun bir süre önce çok hızlı başladım. Tam olarak dört yanım akademik çalışmalarla, hayatın zorluklarıyla ve yaşamın telaşıyla doluyken bir gün yolda giderken kendimi bir sahile attım. Kayalıkların üzerine oturup tezim için notlar tuttuğum defterimin en son sayfasını açtım ve yazmaya başladım. Sanki kalem haykırıyordu. İşte o gün ilk şiirimi yazdım ve kendimi bir daha yazmaktan alıkoyamadım. Hislerimi, hissettiklerimi yazdım. Bazen dile getiremediklerimi bazen de karşımdakinin dile getiremediğini bakışların anlayıp yazdım.

 

Şiirin yanında ayrıca roman da yazıyorum. Henüz yayınlamamış olsam da şu an ikinci romanım üzerinde çalışıyorum. Yazmaya başladığım ilk günde tüm yazdıklarımı dönüp okuduğumda da kendimi yazar olarak tanımlamadım. Açıkçası ben duygularını çok gösteren biri değilimdir. Fırtınalar genelde içimde kopar. Kalem ise benim en yakın arkadaşım, tercümanımdır. Bu soruya yine de bir cevap vermem gerekirse; ne zamanki, “Sende Var Olacağım” okuyucularla buluştu işte o gün kendimi bir yazar olarak gördüm. Naçizane görüşüm yazar ve hatta şair ne kadar kalbe dokunabiliyorsa o kadar yazardır.

 

  1. Türkiye’de ve dünyada en beğendiğiniz yazar / yazarlar kimler?

Yakından takip ettiğim kalemine hayran kaldığım Türkiye’de ve dünyada pek çok yazar var. Ancak bu röportajda beni çok etkileyen, kalemimi bileyen ustalara değinmek istiyorum. Benim iki tane favori şiirim vardır. Bunlardan ilki Yahya Kemal Beyatlı’nın Sessiz Gemi şiiridir. İkincisi Özdemir Asaf’ın Lavinia şiiridir. Ayrıca Nazım Hikmet, Özdemir Asaf, Cahit Sıtkı Tarancı, Atilla İlhan başta olmak üzere şiirin ustalarını anmadan geçemem.  Her biri birbirinden değerli olan bu ustalardan bir iz taşır şiirlerim. Son olarak Oğuz Atay’ın da duygularımı bu denli dile getirmemde etkisi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

  1. İlk kitabınızı bastırmayı ne zaman düşündünüz?

Öncelikle şiir yazmaya başlamak benim için çok uzun sürdü. Yaşadığımız her şeyin bir duygusal karşılığı var. Bu duyguları sakladığımız damla damla akıttığımız bardağımız da var. Üzülüyoruz bir damla, kırılıyoruz bir damla daha ve inciniyoruz bir tane daha ve böyle o bardak alabildiğine biz duygularımızı bastırabildiğimize kadar direniyoruz. Bir yerde o bardak taşıyor. İşte benim de öyle bir anımda yanımda defter kalemim karşımda bir deniz vardı. Ben bardağımı yaza yaza hissede hissede boşalttım. Şiirlerim ise o bardağı dolduran her duygunun izleri oldu.

Bir gün aynanın karşısında şöyle bir kendime baktım. Henüz hiç kimseyle izlerimi, şiirlerimi paylaşmamıştım. Önce buna karar vermem gerektiğini düşündüm. Soru şuydu: Ben duygularımı açığa çıkartmaya hazır mıydım? Sevdiklerimi nasıl sevdiğimi, özlediklerimi nasıl özlediğimi, kırıldıklarıma nasıl üzüldüğümü daha önce hiç göstermediğim şekilde göstermeye hazır mıydım? Zaman geçti, şiirler demlendi ve artık tamam dedim. Sende Var Olacağım çıktığında Aziz Batuhan Dinçel bir kitap bastırmadı, Sende Var Olacağım çıktığında Aziz Batuhan Dinçel söyleyemediklerini söyledi, gösteremediklerini gösterdi. Kalbini, duygularını, hislerini sayfalar arasına kazınmış mısralarla ölümsüzleştirdi.

​​​​​​​

 

  1. Ne tür okuyucu kitlesine hitap ediyorsunuz?

Seven, özleyen, ağlayan, bekleyen, kırılan herkese,

Bir gülüşle içi ısınan, bir çift gözde boğulan, saçların arasından süzülen rüzgarda savrulan, sevdiğinin karşısında kavrulan herkese,

Yüzüne söylemese de sevdiğini gece yatağına gitmeden evladının üstünü örtüp başını okşayan babadan, sevdiğini haykırıp başını bağrına basan anneye kadar herkese hitap ediyorum.

Ben bize hitap ediyorum hepimize…

 

 

  1. Kitabınızın teması nedir?

Sende Var Olacağım’da tema duygulardır. Çoğunlukla aşktır. Aşkın her halini, her etkisini bıraktığı her bir izi yansıtıyor. Bazen bizi yakar aşk, bazen utandırır, bazen ağlatır bazense bir tebessüm yaratır. İşte Sende Var Olacağım’da aşkın keşfedebildiğim her hali var. Her bir şiirinde, mısrasında farklı duygular saklıdır.

  1. İlham kaynağınız nedir?

Hayatın ta kendisi. Ne çok şey yaşıyoruz, her biri birbirinden değerli ve özel. Her biri bir iz bırakıyor. Bu bana özel bir durum değil. Ben de herkes gibiyim. Hepimiz hemen hemen aynı duyguları tadıyoruz ama farklı yaşıyoruz. Bu nedenle tüm yaşananlar bana ilham olabiliyor. Kalemimle ağlıyorum kalemimle gülüyorum.

  1. Okurlar eserinize nereden ulaşabilir?

“Sende Var Olacağım” eserimin yayın sürecinde Odessa Yayınevi ile çalıştım. Kendilerinin resmi web sitelerinde ve Türkiye’nin ileri gelen online kitap platformlarından esere ulaşabilmek mümkün. Ayrıca yakında raflarda ve ilerleyen süreçte yurtdışında da satışa sunulacağı tahmin ediliyor. Buluşma-imza günleri gibi etkinlikler ve eleştiriler için beni de sosyal medyada @batudincel kullanıcı adı ile bulabilirler. Aslında okurları kitapta bir de sürpriz bekliyor. Onu şimdi açıklamayalım sürprizi bozulmasın ama sosyal medyada tüm okurlarımı bekliyor olacağım.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nisanur OYAN, yaşanmış bir hikâye olan eseri “Gülfem ” hakkında merak edilenleri okurları için cevapladı.
Nisanur OYAN, yaşanmış bir hikâye olan eseri “Gülfem ” hakkında merak edilenleri okurları için cevapladı.
12 kente sarı kodlu uyarı
12 kente sarı kodlu uyarı
404 File Not Found

404
File Not Found

褦ȤڡϸĤޤǤ

Υ顼ϡꤷڡĤʤäȤ̣ޤ

ʲΤ褦ʸͤޤ

  • 褦Ȥե뤬¸ߤʤʥեֲսäƤˡ
  • URLɥ쥹ְäƤ롣